<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbetin.ORG</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetin.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetin.org</link>
	<description>Chat Sohbet Odaları</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 09:46:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Aşk hikayeleri</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/ask-hikayeleri.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/ask-hikayeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:07:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Aşk hikayeleri Hep aynıdır Aşk hikayeleri Aşıklar Bir türlü kavuşamaz Aralarına Kötüler istemezler girer Aralarına Yollar yokluklar girer Hasretler özlemler Perişan eder Acıyla ıstırapla Sürer gider Olmaz ama Olurda Aşıklar kavuşursa Önce aşk Sonra hikaye biter]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Aşk hikayeleri</strong></p>
<p>Hep aynıdır<br />
Aşk hikayeleri<br />
Aşıklar<br />
Bir türlü kavuşamaz<br />
Aralarına<br />
Kötüler istemezler girer<br />
Aralarına<br />
Yollar yokluklar girer<br />
Hasretler özlemler<br />
Perişan eder<br />
Acıyla ıstırapla<br />
Sürer gider<br />
Olmaz ama<br />
Olurda<br />
Aşıklar kavuşursa<br />
Önce aşk<br />
Sonra hikaye biter </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/ask-hikayeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarası kanayan hikayeler</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/yarasi-kanayan-hikayeler.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/yarasi-kanayan-hikayeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:06:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=236</guid>
		<description><![CDATA[Yarası kanayan hikayeler Gün Doğmamıştı buz tutmuş nehirlerin üstünden uçarken kurşun göl kuşları başlarını eğdiler, vurulmamak için kanatlar; toz beyazına düşen tüylerini seyrettiler bir anlam veremediler … şimdi ağlayan her çocuğun uyuması gereken saatlerdi gün doğmamıştı. birinci sayfa: parlak kumbaralara düşen damlalar gibi büyüyorken hayaller dinlenen şarkıların en güzeli olacaktı masallarda kalan sesler perdenin arkasındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Yarası kanayan hikayeler</strong></p>
<p>Gün Doğmamıştı buz tutmuş nehirlerin üstünden uçarken kurşun<br />
göl kuşları başlarını eğdiler, vurulmamak için<br />
kanatlar; toz beyazına düşen tüylerini seyrettiler<br />
bir anlam veremediler …<br />
şimdi ağlayan her çocuğun uyuması gereken saatlerdi<br />
gün doğmamıştı. </p>
<p>birinci sayfa:<br />
parlak kumbaralara düşen damlalar gibi büyüyorken hayaller<br />
dinlenen şarkıların en güzeli olacaktı masallarda kalan sesler<br />
perdenin arkasındaki karanlık ne ay, ne yıldızlar ne de geceydi<br />
çözülemeyecek bir bilmecenin yazılmayan bütün kelimeleriydi<br />
yokuş desenli ayak izleri gibi üzerine sim dökülmüş güzergahlar<br />
tutacak ellerinden ilk adımı attırmak için melek yüzlü şeytanlar<br />
……. </p>
<p>gün batmamıştı … </p>
<p>yağmursuz ormanlarda sırılsıklam uçarken kurşun<br />
ağaçlar dallarını yana açtılar, vurulmamak için<br />
yapraklar; çürümeden kırılan dalları seyrettiler<br />
bir anlam veremediler …<br />
şimdi ölen her canlının tam yaşaması gereken saatlerdi<br />
gün batmamıştı. </p>
<p>sonuncu sayfa:<br />
karanlık dehlizlere asılı yabancı pankartlardır önünden geçilen<br />
uğurlamalara ağıttır bu, masalların seslerine hiç benzemeyen<br />
bir balyoz sanki her saat başında paramparça eden kumbaraları<br />
gün batımlarına yakın yeniden deşen kanaması dinmeyen yaraları<br />
saklanmak için satır aralarına iz bırakırken böcekler tozlu raflarda<br />
doğumdan bitmeyen sancılı, bin çocuğun adı yazar tüm kitaplarda<br />
……. </p>
<p>gün hiçbir yerdeydi … </p>
<p>dünyanın yörüngelerinde dönüp dolaşırken kurşun<br />
bütün korkular ölüme saklandı, vurulmamak için<br />
insanlar; kaynayan cadı kazanlarını seyrettiler<br />
bir anlam veremediler …<br />
şimdi hikayelerin yeniden ve kanamadan yazılacağı saatlerdi<br />
gün her yerdeydi … </p>
<p>kitabın içi:<br />
teferruat; insan olmak yazıyordu çağ bahçelerinde çiçek toplayan<br />
topladığı çiçekleri aşk gibi barut görmemiş tarafından koklayan<br />
el ele tutuşmuş mumlardan erişilmez voltlarda aydınlık olmak<br />
hücrenin karanlık her köşesine aynı ışıktan aynı aydınlığı yaymak<br />
gömsek ne olur başımızı kumlara, bir kurşun nasılsa bulur izimizi<br />
biz ölürüz, hikayeler yanar kime okuruz ölü gözlerle şiirlerimizi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/yarasi-kanayan-hikayeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Korkuluk hikayeleri</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/korkuluk-hikayeleri.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/korkuluk-hikayeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[Korkuluk hikayeleri bu sabah üstünüze ilk günaydın, bir bostan korkuluğundan gelsin, ister misiniz Marmara da gözleriniz rayların sesini dinlerken, Langa taraflarını sever misiniz./ sen kerpiç üstüne sarı badanasın, çerçevesi maviye boyalı pencerelerinin tek başınasın sanki arasında, sırt sırta sıralı, kapkara suratlı ahşap evlerin bekliyorsun gölgesi doğmamış gün doğumlarında, atmak için gizli adımlarını gülerek alnına düşecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Korkuluk hikayeleri</strong></p>
<p>bu sabah üstünüze ilk günaydın, bir bostan korkuluğundan gelsin, ister misiniz<br />
Marmara da gözleriniz rayların sesini dinlerken, Langa taraflarını sever misiniz./</p>
<p>sen kerpiç üstüne sarı badanasın, çerçevesi maviye boyalı pencerelerinin<br />
tek başınasın sanki arasında, sırt sırta sıralı, kapkara suratlı ahşap evlerin<br />
bekliyorsun gölgesi doğmamış gün doğumlarında, atmak için gizli adımlarını<br />
gülerek alnına düşecek yağmur damlalarının, açmasını dünyanın kapılarını. </p>
<p>çelik soğuk vermeden kulağına, ilk tren kalkmadan yani sirkeci garından<br />
aşıyorsun rayları üzerinden, derin bir nefesle cebindeki Bafra sigarasından<br />
işte şeytanın kovulduğu bu saatlerde;<br />
bostan sahipsiz ve yalınayak yeryüzüdür, ışık korkuluktan bir günaydınla gelir<br />
gebe tohumlardan doğumlar böyle başlar, havalanan sadece kargalar değildir. </p>
<p>bir bostan korkuluğuna günaydın diyebilmek,<br />
denemek istemez misiniz. </p>
<p>/çok sevdiğiniz her türküyü, bir de tarla korkuluğundan dinlemek ister misiniz<br />
kurumuş son yaprağın gölgesinde alnınız bozkır yanığı, siz güneşi sever misiniz./</p>
<p>sen bir başak üzerinde bin tohumsun, tanrının paletinden sarı sıcak renklerin<br />
ne kadar kıraç rüzgar esse gene açar, yemyeşil vahalarında yediveren yüreğin<br />
biliyorsun melodisi yıldızlarımızdan besteli, hasret türküleri ve vuslat şarkılarını<br />
 ikisini yan yana söylemek kadar sancı ve umut, akıldan çıkarmadan anmak adını. </p>
<p>yani eskilerden yazılı bu masalları, geceyi ısıtıp okumak güneşi soğutmadan<br />
toplar damarlarımız açık kalsın ama sevişirken zaman sıfırdır bunu unutmadan<br />
haydi bütün melekler girsin şimdi içeri;<br />
güneşten olma, günaydından doğma bereket, sevginin bilinen ilk kimliğidir<br />
yalnızlık karabasanına ortaklığı bozmak, korkuluklar sadece bunun bahanesidir. </p>
<p>bir tarla korkuluğuna sarılıp güneşi kucaklamak,<br />
denemeye değmez mi dersiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/korkuluk-hikayeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaçışlarım Hikayelerim Oluyor</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/kacislarim-hikayelerim-oluyor.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/kacislarim-hikayelerim-oluyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=232</guid>
		<description><![CDATA[Kaçışlarım Hikayelerim Oluyor Bir hikâye tırmalıyor şimdi hatıralarımı, Bir aşkı, dövüşürken yitirdiğim kadınlarım giriyor birer birer uykularıma. Acınası gözlerinde, kahpe adamlarımı bırakmışlığım geliyor. Kaçmak değil arkamda bırakma isteğim, Çıldırmak getiriyorlar arkalarında. Kaç kere hatırlatırken bilincimi kaybetmeden insan olduğumu kendime, Vuruşmak diyorum, ellerime Hani nerede o eski heyecanların? Öperken sevdiğimi dudaklarımda çırpınan o derin çığlığın içimde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Kaçışlarım Hikayelerim Oluyor</strong></p>
<p>Bir hikâye tırmalıyor şimdi hatıralarımı,<br />
Bir aşkı, dövüşürken yitirdiğim kadınlarım giriyor birer birer uykularıma.<br />
Acınası gözlerinde, kahpe adamlarımı bırakmışlığım geliyor. </p>
<p>Kaçmak değil arkamda bırakma isteğim,<br />
Çıldırmak getiriyorlar arkalarında.<br />
Kaç kere hatırlatırken bilincimi kaybetmeden insan olduğumu kendime,<br />
Vuruşmak diyorum, ellerime<br />
Hani nerede o eski heyecanların?<br />
Öperken sevdiğimi dudaklarımda çırpınan o derin çığlığın içimde kalıyor<br />
Ve bu gece, patlatıyor tüm sessizliğine inat yıldırımlarını. </p>
<p>Her susuşunda biraz da hasretin kalmış sevgilim.<br />
Canilerin ellerine bıraktığım sözlerimi yerken aç çocuklar,<br />
Aldığım kadar alkolüm şimdi. </p>
<p>Ve benim alışımda her renk döküyor kendini geceye<br />
Ve geleceğe renksizlik kalıyor.<br />
Rüzgârlarında dağılan saçların değiyor tenimin en kuraklarına.<br />
Saçlarınla sonumu getirdiğim geceler gibi. </p>
<p>Bir öfkenin uğruna bıraktık kapıların açılma olasılığını,<br />
İçtiğimiz sigaraların suçsuzluğunda yakıyoruz hayallerimizi<br />
Ve onları suçluyoruz tüm günahlarımızla. </p>
<p>Sigaralar getiriyor şimdi son sözcüklerimi ciğerlerime.<br />
Ve varlığım bir sigara dumanı oluyor,<br />
Bir ceset kıvamında bedenim, dumanları taşıyorsun,<br />
Belki de ağlaşırken yoksulluğun kentinde yağarken,<br />
Toprağına düşen bir sevgiyi buluyorsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/kacislarim-hikayelerim-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Hikayelerim</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/benim-hikayelerim.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/benim-hikayelerim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:04:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Benim Hikayelerim Benim hikayelerim Duyguların yoğun İnsanların bol olduğu zamanları anlatır Hiç bir tedariğin olmadan yola çıkmalar vardır Bacası tüten evlerde konuk olmalar vardır Yani benim hikayelerim Aslında birer masaldır Komşuların kapıları açıktır Teyzeler Amcalardır Onlar adeta yakın akrabalardır Büyük anneler Büyük babalar Hep ihtiyar Anne babalar Hep kocaman Çocuklar afacan sınıfından Bir üste atlayamayanlardır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Benim Hikayelerim</strong></p>
<p>Benim hikayelerim<br />
Duyguların yoğun<br />
İnsanların bol olduğu zamanları anlatır<br />
Hiç bir tedariğin olmadan yola çıkmalar vardır<br />
Bacası tüten evlerde konuk olmalar vardır<br />
Yani benim hikayelerim<br />
Aslında birer masaldır </p>
<p>Komşuların kapıları açıktır<br />
Teyzeler<br />
Amcalardır<br />
Onlar adeta yakın akrabalardır<br />
Büyük anneler<br />
Büyük babalar<br />
Hep ihtiyar<br />
Anne babalar<br />
Hep kocaman<br />
Çocuklar afacan sınıfından<br />
Bir üste atlayamayanlardır </p>
<p>Benim hikayelerim<br />
Melekten yapılmış kızları<br />
Platonik aşk yaşayan oğlanları<br />
Kavuşulmayan sevdaları<br />
Hayalleri<br />
Günleri<br />
Geceleri<br />
Sayfalarda resmeder<br />
Bir derbeder külhan beyidir<br />
Özenilen<br />
Terkedilen olduğunda yürek<br />
Delirir birden </p>
<p>Benim hikayelerim<br />
Şeker bayramlarında el öpmeleri<br />
Limonata ile yenen kurabiyeleri<br />
Tadlandırır iki damak arasında<br />
Babamın sıcacık elini bayram namazında<br />
Taze tertip elbiseleri<br />
Ve annemin verdiği mendilleri<br />
Söyler de söyler<br />
Kimbilir her söyleme<br />
Bir özlemedir </p>
<p>Benim hikayelerim<br />
Dünya bozulsa da hiç bozulmadı<br />
Bir deli<br />
Ve belki bir veli yürek giyindim<br />
Hikayelerimde<br />
Söylediğim ben değildim<br />
Söylediklerim söylediğim gibi değildi<br />
Hepsi birer hayaldir<br />
Yani benim hikayelerim<br />
Aslında birer masaldır<br />
o nedenle güzeller hep insandır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/benim-hikayelerim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biz bu hikayelerle büyüdük&#8230;.</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/biz-bu-hikayelerle-buyuduk.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/biz-bu-hikayelerle-buyuduk.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[Biz bu hikayelerle büyüdük&#8230;. Bir anı anlatımıdır çocukluğum her yer top alanı, her yer çim saha adeta yerlerde sürünürdüm, üstüm başım toz toprak, dizlerim kan/revan.. yüzümde en ufak bir acı izi yok&#8230;Mutluydum/mutluyduk.. anılarda saklıdır çocukluğum, uçarı sevinmelerim, haşarı çocukluğum.. Bir fotoğraf karsidir çocukluğum.. devlet anarşist avında&#8230;ülke elden gitmiş/gidecekmiş meger&#8230;! darağaçları kurulmuş, parmalklıklarda asılı bidolu umut&#8230;. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Biz bu hikayelerle büyüdük&#8230;.</strong></p>
<p>Bir anı anlatımıdır çocukluğum<br />
her yer top alanı, her yer çim saha adeta<br />
yerlerde sürünürdüm,<br />
üstüm başım toz toprak, dizlerim kan/revan..<br />
yüzümde en ufak bir acı izi yok&#8230;Mutluydum/mutluyduk..<br />
anılarda saklıdır çocukluğum,<br />
uçarı sevinmelerim, haşarı çocukluğum.. </p>
<p>Bir fotoğraf karsidir çocukluğum..<br />
devlet anarşist avında&#8230;ülke elden gitmiş/gidecekmiş meger&#8230;!<br />
darağaçları kurulmuş, parmalklıklarda asılı bidolu umut&#8230;.<br />
ve nihayet ülke kurtulmuş&#8230;<br />
Ben kan/revan içinde, top peşinde, çelik çubuk oynarken&#8230;..<br />
Ülkemde yoksulluk bitmiş, açlar doymuş, çıplaklar giyinmişler..! ! ! </p>
<p>Çocukluğumuz bu masallarla geçti&#8230;.Şimdi büyüdüm..<br />
Hala aynı masallar, hikayeler&#8230;suçlular aynı, kurtarıcılar aynı&#8230;<br />
kimileri dünyayı felakete sürükleyen, kimileri de kurtaranlar&#8230;! !<br />
dün sscb/varşova paktı, bu gün K.Kore, Küba, Venezuella&#8230;.<br />
Aynı masal, kahranmanlar aynı&#8230;&#8230;<br />
Anılarım bir film şeridi gibi aklımda&#8230;Biz çocukken daha MUTLUYDUK..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/biz-bu-hikayelerle-buyuduk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç adam ve Üç bakış(Manzum hikayelerden</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/uc-adam-ve-uc-bakismanzum-hikayelerden.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/uc-adam-ve-uc-bakismanzum-hikayelerden.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:03:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Üç adam ve Üç bakış(Manzum hikayelerden Sis aynı sisti puslu ve boğuk Kar aynı kardı Ve soğuk, aynı soğuk Birinci adam lanet okudu soğuğa ve sise lanet okudu ve otobüs durağına Gelip geçen arabalara baktı, öfkeli: &#8216;kadersizim&#8217; dedi &#8216;şanssızım&#8217; dedi &#8216;lanet olsun&#8217; dedi &#8216;lanet olsun herşeye&#8217; İkinci adam hesap etti parmaklarıyla bir ay sonra bitiyordu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Üç adam ve Üç bakış(Manzum hikayelerden</strong></p>
<p>Sis aynı sisti<br />
puslu ve boğuk<br />
Kar aynı kardı<br />
Ve soğuk, aynı soğuk </p>
<p>Birinci adam<br />
lanet okudu soğuğa<br />
ve sise lanet okudu<br />
ve otobüs durağına<br />
Gelip geçen arabalara baktı, öfkeli:<br />
&#8216;kadersizim&#8217; dedi<br />
&#8216;şanssızım&#8217; dedi<br />
&#8216;lanet olsun&#8217; dedi<br />
&#8216;lanet olsun herşeye&#8217; </p>
<p>İkinci adam<br />
hesap etti parmaklarıyla<br />
bir ay sonra bitiyordu karakış<br />
Kar da olmayacaktı, sis te<br />
Ve soğuk ta olmayacaktı<br />
İnce bir gömlekle geçecekti buradan<br />
Ve selamlayacaktı, durakta bekleyenleri </p>
<p>Belli belirsiz<br />
bir gülümseyiş<br />
yüzünde üçüncü adamın<br />
Ağaçlarla dansını izliyordu<br />
ağaçlarla dansını, kar&#8217;ın<br />
Lapa lapa yağıyordu<br />
üstüne ağaçların<br />
Kimini fırlatıyordu ağaç<br />
kimini konuk ediyordu, en tepesinde<br />
Ve naz ediyordu, bembeyaz ağaç<br />
naz ediyordu bir gelin gibi<br />
Karısını anımsadı genç adam<br />
birazdan yanında olacaktı<br />
Sarılacaktı o&#8217;na<br />
sarılacaktı, sıcacık<br />
Oyunlar oynanacaktı, çocukla<br />
ve kahkalar yükselecekti<br />
Ve kar, cama değip değip<br />
geriye dönecekti </p>
<p>Vakit, aynı vakitti<br />
Soğuk ta&#8230;<br />
Ve durakta bekliyordu<br />
üç başka adam </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/uc-adam-ve-uc-bakismanzum-hikayelerden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Hikayelerinde Leyla Olursun</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/ask-hikayelerinde-leyla-olursun.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/ask-hikayelerinde-leyla-olursun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:02:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[Aşk Hikâyelerinde Leyla Olursun Birini görürsün Öylesine bir görme değildir bu Ona bakarsın, bakarsın, bakarsın Ve onu seçer kalbin Sonra seversin çok seversin Öyle böyle bir sevgi değildir bu Gerçek aşka merhem Aşk hikâyelerinde Leyla olursun Kalbindeki aşkla mecnunu unutturursun Aşık olursun Aşk deyip geçmemek gerek Tek taraflı olur mahvolursun Gözyaşların bıkar artık senden Ağlamaktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Aşk Hikâyelerinde Leyla Olursun</strong></p>
<p>Birini görürsün<br />
Öylesine bir görme değildir bu<br />
Ona bakarsın, bakarsın, bakarsın<br />
Ve onu seçer kalbin </p>
<p>Sonra seversin çok seversin<br />
Öyle böyle bir sevgi değildir bu<br />
Gerçek aşka merhem<br />
Aşk hikâyelerinde Leyla olursun<br />
Kalbindeki aşkla mecnunu unutturursun </p>
<p>Aşık olursun<br />
Aşk deyip geçmemek gerek<br />
Tek taraflı olur mahvolursun<br />
Gözyaşların bıkar artık senden<br />
Ağlamaktan yorulursun<br />
Yastığın en iyi arkadaşın olur<br />
Uyku en güzel kaçamağın </p>
<p>Sessiz kalırsın artık çığlıklara<br />
İçinde feryat figan<br />
Gözlerindeki gülüş yalan<br />
Söyle kim anlar halinden<br />
Sen yaralarını iyileştirmez saklarsan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/ask-hikayelerinde-leyla-olursun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşsel Hikayelerimin Kahramanına</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/dussel-hikayelerimin-kahramanina.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/dussel-hikayelerimin-kahramanina.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:00:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Düşsel Hikayelerimin Kahramanına.. Evet evet sana.. Bu yazı sadece sana.. Küçücük dünyamda beni eksenine alan merkezim sana sesleniyorum.. Bırakılmışlığın ve terkedilmişliğin rotası şaşmış kelimelerimin isyanı bu yazı aslında.. Kurgulanmış bir düzene başkaldırırken silinip gitmişiz ikimizde hiç farkında olmadan.. Ellerimiz kopmuş,ellerimiz üşümüş,ellerimiz terkedilmiş hiçliğimizde.. Sevgi miydi bağımlılık mı bu metabolizmamıza külfet tadı veren..? Yoksa bilinçsizce yitirmenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Düşsel Hikayelerimin Kahramanına..</strong></p>
<p>Evet evet sana..<br />
Bu yazı sadece sana..<br />
Küçücük dünyamda beni eksenine alan merkezim sana sesleniyorum..<br />
Bırakılmışlığın ve terkedilmişliğin rotası şaşmış kelimelerimin isyanı bu yazı aslında..<br />
 Kurgulanmış bir düzene başkaldırırken silinip gitmişiz ikimizde hiç farkında olmadan..<br />
 Ellerimiz kopmuş,ellerimiz üşümüş,ellerimiz terkedilmiş hiçliğimizde..<br />
Sevgi miydi bağımlılık mı bu metabolizmamıza külfet tadı veren..?<br />
Yoksa bilinçsizce yitirmenin çektirdiği acının doruktaki hazzı mı..?<br />
Evet sürmelim..<br />
Bakışlarında erirken ben içimde uçuşan kelebek topluluğuyla farketmemişim ruhumu da eritip şekilsizliğe ittiğimi..<br />
 Senden dökülecek cümlelere köle etmişken beynimi düşünmemişm bana getirisini ya da benliğimin silineceğini..<br />
 Silinmiş gitmiş br Sen olmuş bana kalan ardından bu oyunun..<br />
Ben yok sadece SEN..!<br />
Ya sen de ne var yüreğim..?<br />
Sen ne kazandın benim ağır hezimetine maruz kaldığım bu savaştan..?<br />
Kaybeden olduğuma göre kazanan llaki sen oldun bu savaşta..<br />
Bir Sen bir de Ben..!<br />
İkimizin toplamı oldun işte..İki sana aşık SEN..!<br />
Çünkü en az sen de benim kadar aşıksın kendine..<br />
O kadar ki uğruna eriyip giden beni bile kurban ettin hiç düşünmeden..<br />
Direnmiyorum yine de..<br />
Hatta bekliyorum işte başıma gelecekleri amaçsızca gözlerim kapalı,yüreğim kapalı,kelimelerim kapalı..<br />
 Biliyor musun hani o çok sevdiğin yeşil gözlerim var ya hani hep yosun gözlüm derdin ya tam dediğin gibiler şimdi..Islak,boşlukta,hissiz..<br />
 Tam dediğin gibi bildiğimiz YOSUN işte..<br />
Yo sakın yanlış anlama içinde salındığım deniz sen isen razıyım ben yosunluğa şikayet etmiyorum ki..<br />
 Sen de barınmanın verdiği mutlulukla salınırım ben Denizimde ordan oraya.<br />
Sende..<br />
İçinde..<br />
Derininde..<br />
Yüreğinde olmasa bile DENİZİMDE..!<br />
Off sürmelim off..<br />
Ne vardı ki bu filmi başa sardık..<br />
Oynanmış ve sonucu belli bir oyuna yeniden başladık..<br />
Giden sen,yitiren ben..ağlayan sen,kahrolan ben..<br />
Serzenişim yok artık öfkem kendime..<br />
Dilimdeki nakarattan ibaret olan türküme..<br />
Susacağım diyorum olmuyor işte dilim sussa da yüreğim haykırıyor içimdeki sonu gelmeyen çığlığı..<br />
 Katili olduğun tüm kelimelerimi istiyorum senden..<br />
Çünkü kelimelerim aşk..<br />
Çünkü kelimelerim hüzün..<br />
Çünkü kelimelerim SEN..!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/dussel-hikayelerimin-kahramanina.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Necip Fazıl’ın Hikayelerinin Genel Özellikleri</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/necip-fazilin-hikayelerinin-genel-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/necip-fazilin-hikayelerinin-genel-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[Necip Fazıl’ın Hikâyelerinin Genel Özellikleri Necip Fazıl’ın Hikâyelerindeki genel özellikleri incelemeye başlamadan önce Sezai Karakoç’un şu tespitlerine kulak vermede fayda vardır: “Üstat Necip Fazıl, eseri, sözleri, davranışları ve jestleriyle bir bütün olarak düşünülmesi gerekli bir şahsiyetti. Bölünmez, parçalanmaz bir bütün. Necip Fazıl’ın şairliğini, düşünürlüğünden; düşünürlüğünü gazeteciliğinden; gazeteciliğini yaşantısından ayırıp düşünemezdiniz. Bunların arasına bir mesafe koyamazdınız. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/hikaye.jpg" alt="" title="hikaye" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-219" /></a><strong>Necip Fazıl’ın Hikâyelerinin Genel Özellikleri</strong></p>
<p>Necip Fazıl’ın Hikâyelerindeki genel özellikleri incelemeye başlamadan önce Sezai Karakoç’un şu tespitlerine kulak vermede fayda vardır: “Üstat Necip Fazıl, eseri, sözleri, davranışları ve jestleriyle bir bütün olarak düşünülmesi gerekli bir şahsiyetti. Bölünmez, parçalanmaz bir bütün. Necip Fazıl’ın şairliğini, düşünürlüğünden; düşünürlüğünü gazeteciliğinden; gazeteciliğini yaşantısından ayırıp düşünemezdiniz. Bunların arasına bir mesafe koyamazdınız. Süreklice yaşıyordu şiiri, düşünceyi, din ve ahlâk, geçmiş ve gelecek düşüncesini. Necip Fazıl demek, öyle bir kumaş demek idi ki, onda bütün bu saydıklarımdan iplikler birbiriyle iç içe dokunmuştu. En soyut düşünceden en somut bir eyleme geçiş mümkündü O’nun diyalektiğinde. Çünkü tümünü, tek bir sentez halinde yaşıyordu.”<1></p>
<p>Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hikâyelerinin iki önemli yönü bulunmaktadır. Yazar, okuyucuya ya bir mesaj iletmek yahut fikir vermek için hikâye türünü seçmiştir.<2></p>
<p>Necip Fazıl’ın hikâyelerinde ölüm, yalnızlık, korku başlıca temalardır. Ama bu öykülerdeki ölüm, korku ve yalnızlık temaları, yalnızca psikolojik bir daralmadan, bunalmadan ve soyutlamadan öte, hayatın, ölümün anlamını arama, anlamlandırma, insanların boğuşup durduğu varlığı bir kaos olarak görmekten çok, o giriftlik içindeki uyumun, ahengin zorluğu ve güzelliği ile derinleşme çabasıdır.<3></p>
<p>Kitaptaki hikâyelerin birçoğunda ölüm konusunun işlendiğini belirtmiştik. Necip Fazıl bu konuyu &#8216;Sırtlan&#8217;, &#8216;Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri&#8217;, &#8216;Olabilir Oğlu Olabilir&#8217;, &#8216;Hayalet&#8217; adlı hikâyelerinde olduğu gibi korku, dehşet ve tecessüs unsurlarıyla birlikte ele alır. &#8216;Sırtlan&#8217; da yeni gömülmüş bir kadın cesedini parçalamak isteyen bir Sırtlanın vuruluşu, &#8216;Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri&#8217;nde ölen büyük babasını korku ve merakla seyreden bir çocuğun ölüm hakkındaki düşünceleri, &#8216;Olabilir Oğlu Olabilir&#8217; de bir telepati hadisesi anlatılır. Bu hikâyelerde hayal ve hayalet motiflerine de rastlarız.<4></p>
<p>Necip Fazıl ilk dönem öykülerinde yoğun bir şekilde ölüm temasını işlemiştir. 1928 yılına rast gelen bu ilk öyküleriyle aynı yıllarda yayımlanan şiirlerini karşılaştırdığımızda, karşımıza çıkan manzara, Necip Fazıl’ın gerek şiirlerinde gerekse hikâyelerinde yalnızlık, korku, vehim, ölüm, varlık-yokluk gibi metafizik temaları işlediğidir.<5></p>
<p>Allah, ölüm, korku, mavera gibi temlerin ağır bastığı ilk dönem öykülerinde metafizik bir dikkatin egemen olduğu da görülür.</p>
<p>Mesaj yüklü olan bu hikâyelerde olay belli örgüler etrafında gelişir. Hikâyelerinin büyük bir çoğunluğu gerçek hayat kesitlerinden oluşur. Hatta hayatıyla bire bir örtüşen hikâyeleri de vardır. Mesela Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri adlı hikâyesi, kendi doğduğu evi ve o evde bir parça yaşadıklarının konu alır.<6></p>
<p>Elbette hiçbir sanatçının sanatı hayatından kopuk değildir, ama Necip Fazılın sanatı kadar hayatıyla örtüşen bir sahihliği de çok az sanatçıda bulabiliriz.<7></p>
<p>Necip Fazıl hikâyelerinde de hem yaşadığı çağdaki insan ve toplumun içinde bulunduğu sıkıntıları, çatışmaları, psikolojik hâlleri, bunalımlarını eşya ve tabiatın künhüne vâkıf olmak için yaşanan hafakanları, ölüm gerçeği karşısında kulun acziyetini, mustarip “ben”in yalnızlığını, “ben” içinde yaşanan çatışmaları, hesaplaşmalarını ifade etmiş ve hem de çağın bunalımına karşı çıkış yollarını, çözüm yollarını sorgulayarak bir kez daha mütefekkir yönünü ortaya koymuştur.</p>
<p>Bir kısım hikâyeleri kumar ve hasta kumarbaz tipi etrafında şekillenirken, bir kısmı da ölüm, yalnızlık, korku… vs temaları çerçevesinde şekillenir. <8></p>
<p>Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hikâyelerinin iki önemli yönü bulunmaktadır. Yazar, okuyucuya ya bir mesaj iletmek yahut fikir vermek için hikâye türünü seçmiştir. <9></p>
<p>Necip Fazıl’a göre “tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.” O tüm eserlerinde tomurcukla özdeşleştirdiği fikrinin, mefkûresinin derdinde olmuştur. O yüzden felsefi ve psikolojik içerikli eserler vermiştir. Onun hikâyelerinde de psikolojik bir derinlik hemen fark edilir. Materyalist düşünceden uzaklaşma çabasıyla mistik, metafizik, yalnızlık ve trajik karakterler yönünde eğilim gösterir. Onun hikâyeleri bu türün gerektirdiği bir vakıa örgüsünün yanında ona yüklediği derin ve her yönüyle insanı sorgulayan mesajlarla doludur. Bu yönüyle Necip Fazıl hikâyeciliğimizde yeni bir akımın mimarı olmuştur. Bu akıma “Psikolojik Hikâyecilik” veya “Mesaj Hikâyeleri” ismini vermemiz içten bile değildir.</p>
<p>Orhan Okay’ın da dediği gibi Necip Fazıl iyi bir Hikâye yazarıdır. Hikâyelerinde tıpkı şiirlerinde olduğu gibi mistik ve metafizik bir derinlik vardır. Necip Fazıl, şiir olsun, hikâye olsun bütün sanat dallarında “toplumla ilişkiye, estetiğe ve ferdî oluşa” önem vermiştir.</p>
<p>Türün imkanların kullanmak suretiyle, kendi düşüncelerine uygun konular seçen sanatkar, fiktif (kurmaca) bir vakıayı dikkatlere sunarken olayların arkasındaki gerçeğe yönelir. Hariçteki davranış şekilleri insanın varlığını izaha yetmez. Onların açıklanması için davranışların arkasındaki gerçek sebebe yönelmek lazımdır. İşte bu gerçek sebebi bulma arzusu onu olayların arkasındaki sırlara götürür. Sır olan şeylerin anlaşılması için bir çaba söz konusu değildir. Önemli olan, &#8216;sır&#8217; olarak kabul edilen şeylerin varlığına dikkat çekmektir. Onun hikâyelerindeki bütün unsurlar buna hizmet etmektedir.<10></p>
<p>Necip Fazılın hikâyelerinde görülen ve bazı çevrelerce eleştirilen bir diğer husus da sevdiği bazı hadiseleri, özdeyişleri, kendi buluşu olan söz gruplarını tekrarlamasıdır. Mesela şiirinde, piyes ve senaryolarında kullandığı “akrebin kıskacı” imgesini hikâyelerinde de kullanır. Bunun yanında “iyi insanlar iyi atlara bindiler ve gittiler” sözü de hakeza.<11></p>
<p>Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in hikâyelerinin bir bütünlük arz ettiğini de belirtmeliyiz. İlk hikâyelerinden olan &#8216;Yemek Yemiyen Adam&#8217; (Şehid) ile 1967 tarihinde yayımlanan &#8216;Mühendis&#8217; adlı hikâye arasındaki benzerlik bu bütünlüğün en açık örneklerinden sadece biridir. Ölüm, sır, vehim, varlığın gizli olan &#8216;yanlarına ulaşma arzusu ve psikolojik derinliği olan hikâyeler, kırk yılı aşkın (1928- 1971) bir zaman dilimine yayılmıştır. Son dönemlerinde yazarın kaleme aldığı bazı hikâye metinlerinde (özellikle 1967 ve 1971) tezli bir anlatım, belli bir mesajı açık bir biçimde ortaya koyma, olay örgüsünün tabii neticesi olan mesajın yerine, mesajın şekillendirdiği vakıalar icad etme, yazardaki değişme çizgisi olarak dikkati çekmektedir. Buna mukabil,&#8217; Necip Fazıl&#8217;ın hikâyeler yayımladığı yıllardan itibaren günümüze doğru geldikçe Türk hikâyeciliği, önemli değişiklikler geçirmesine rağmen, o, bu yeniliklere yönelmemiştir.</p>
<p>…. </p>
<p>Hikâyelerin, yazarın hayatı ve çevresi ile belli bir ölçüde de olsa, ilişkisi bulunmaktadır. Fiktif olma özelliği edebi metinler için esas olmakla beraber, onların hayat ve çevreyle ilişkisi bu vasıflarını ortadan kaldırmaz. Bir kısım hikâyecilerimizde olduğu gibi, Necip Fazıl da, bazı yaşanmış olayları, dinlediği maceraları hikâyelerinin olay örgüsünde kullanmıştır. Ayrıca, arkadaş çevresinde yer alan bir kısım kişilere, ad ve özelliklerinde değişiklikler yapmak suretiyle şahıs kadrosu içinde yer verdiğini söyleyebiliriz. Biraz zorlamayla da olsa, bu ilişkiyi hikâye metinlerinden hareketle tespit etmek mümkün. &#8216;Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri&#8217;nde büyükbaba silueti, &#8216;Rehinlik Maymun&#8217;da Sülün Baki, kumar tutkusunun mistik boyutlarının verildiği hikâyelerdeki hasta kumarbaz tipi, bunlardan sadece birkaçıdır.</p>
<p>Burada, sadece iki hikâyedeki olay örgüsüyle yazarın iki hatırası arasındaki örtüşmeye dikkat çekmek istiyoruz. Bu hikâyeler: &#8216;Surat&#8217; ve &#8216;Mühendis&#8217;. İkisi de 1967 tarihinde yayımlanmış.</p>
<p>“Surat&#8217; Hikâyesindeki ressam ve yaptığı resmin hatırası, yazarın diğer bir kitabında şu şekilde karşımıza çıkar: &#8216;Bir sabah salona girdiği vakit, Bedri Rahmi&#8217;yi koltuğuna gömülü, duvardaki tabloya deli gözlerle, sabit ve hareketsiz bakarken görmüştü:</p>
<p>-Hayrola, Bedri! O ne bakış öyle, kendi eserine? . </p>
<p>-Düşündüğüm bir şey var? </p>
<p>-Neymiş o düşündüğün? </p>
<p>-Göz ve görmek&#8230; Görmek nedir diye düşünüyorum. </p>
<p>Yukarıda kısa bir bölümünü aldığımız hatıranın tamamıyla &#8216;Surat&#8217; hikâyesi karşılaştırıldığında ressamın Bedri Rahmi olduğu, diyalogların da, bazı değişikliklere uğrayarak aktarıldığı daha açık bir şekilde görülmektedir. &#8216;Babıâli&#8217; adlı eserdeki, &#8216;Göz ve görmek&#8230; Görmek nedir diye düşünüyorum! &#8216; cümlesi &#8216;Surat&#8217; hikâyesinde: &#8216;Göz nedir, görmek nasıl oluyor, diye düşünüyorum! &#8216; (s.146) şeklindedir.<12></p>
<p>&#8216;Mühendis&#8217; adlı hikâyede ise, Zonguldak’taki kömür ocaklarından birinde meydana gelen &#8216;çöküntü&#8217; olayı anlatılır. Benzer bir olay Zonguldak&#8217;ta yazarın başından geçmiştir. Başından geçen bir attan düşme olayını Necip Fazıl şu şekilde anlatır:</p>
<p>&#8216;Saatlerce baygın yattı; ayıldığı zaman Zonguldak valisini ve daha birçok hatırı sayılır kimseyi başucunda buldu. Kendisini meçhul bir işçinin, suni teneffüs yaparak ve sırtlayıp köşke getirerek kurtardığını söylediler. Aradı, taradı, bağırttı, çağırttı, fakat HIZIR&#8217;ı andırır bu adamı bulamadı.&#8217;</p>
<p>Bu olay, hikâyede değiştirilerek kömür ocağı çöküntüsü olmuş. Hızır denen ve hiç kimsenin tanımadığı kurtarıcı kişi, olay örgüsünün başkahramanı mühendisi çöküntü altından çıkardıktan sonra bulunamamıştır. Böylece Zonguldak ilinin kömür ocağını çağrıştırma fonksiyonundan yararlanılmış ve olay örgüsü buna göre yeniden düzenlenmiştir.</p>
<p>Bu iki örnekte görüldüğü gibi, Necip Fazıl hikâyelerine konu olabilecek malzemeyi, değişik kaynaklardan elde etmiştir. Bunlardan bazılarını yakın çevresinden ve gözlemlerine bağlı olarak seçerken, bir kısmının malzemesini kendi hayat ve çocukluk hatıralarından çıkarmıştır. Onun hikâyelerini farklı kılan bu malzemelerden ziyade, onları ortaya koyma biçimidir.<13></p>
<p>HALİT YILDIRIM </p>
<p>Dipnotlar:<br />
<1> Sezai Karakoç, ‘Som Mermer Gibi’, Diriliş, 27 Mayıs 1983’ten naklen, Mavera, Necip Fazıl’a Rahmet Özel Sayı, 80-81-82, Temmuz-Ağustos-Eylül 1983, s: 244.<br />
 <2> İbrahim Kavaz, Necip Fazıl Kısakürek’in Hikâyeciliği Ve Hikâyelerinde Temalar, Yedikiklim Dergisi<br />
 <3> Hüseyin SU, Kendini Arayan Ben’in Öyküleri, Hece Dergisi, Sayı: 97, Ocak, 2005,sayfa: 441<br />
 <4> Sevinç Çokum, Ruh Burkuntularından Hikâyeler, Türk Edebiyatı Dergisi NFK Özel Sayısı,1983<br />
 <5> İsmail Demirel, Metafizik Derinlikten Toplumsal Eleştiriye: Necip Fazıl Hikâyesi<br />
 <6> Adem İşcan, Necip Fazıl Kısakürek’in “ Eski Elbiselerin Hafızası” Adlı Hikâyesi Üzerine Bir İnceleme<br />
 <7> Hüseyin Su, Kendini Arayan Ben’in Öyküleri, Hece Dergisi, Necip Fazıl Kısakürek Özel Sayısı<br />
 <8> Adem İşcan, Necip Fazıl Kısakürek’in “ Eski Elbiselerin Hafızası” Adlı Hikâyesi Üzerine Bir İnceleme<br />
 <9> İbrahim Kavaz, Necip Fazıl Kısakürek’in Hikâyeciliği Ve Hikâyelerinde Temalar, Yedikiklim Dergisi<br />
 <10> İbrahim Kavaz, Necip Fazıl Kısakürek’in Hikâyeciliği Ve Hikâyelerinde Temalar, Yedikiklim Dergisi<br />
 <11> A. Vahap Akbaş, Necip Fazıl’ın Hikâye ve Romanları<br />
<12> Necip Fazıl Kısakürek, Babıâli, B.D. Yayınları<br />
<13> İbrahim Kavaz, Necip Fazıl Kısakürek’in Hikâyeciliği Ve Hikâyelerinde Temalar, Yedikiklim Dergisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/necip-fazilin-hikayelerinin-genel-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Söndürme Bağrımda Yanan Ateşi</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/sondurme-bagrimda-yanan-atesi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/sondurme-bagrimda-yanan-atesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Söndürme Bağrımda Yanan Ateşi Söndürme bağrımda yanan ateşi. Bir nefes alevle,tutuştur beni. Kıskandır volkanı,lavı,güneşi. Aşkınla alevle,tutuştur beni. Tutuştur sönersem,külüm kalacak. Sönerse bu gönlüm,viran olacak. Senden başka yokki,beni yakacak. Bir nefes alevle,tutuştur beni. Davet et seyrime,cümle alemi. Aşkı tanıyanı,aşka güleni. Dinmesin feryadım,sürme melhemi. Aşkınla alevle,tutuştur beni. Tutuştur alıştı,ruhum,bedenim. Sönersem artacak,gamım,kederim. Cehennem kıskansın,yansın yüreğim. Bir nefes alevle, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Söndürme Bağrımda Yanan Ateşi</strong></p>
<p>Söndürme bağrımda yanan ateşi.<br />
Bir nefes alevle,tutuştur beni.<br />
Kıskandır volkanı,lavı,güneşi.<br />
Aşkınla alevle,tutuştur beni. </p>
<p>Tutuştur sönersem,külüm kalacak.<br />
Sönerse bu gönlüm,viran olacak.<br />
Senden başka yokki,beni yakacak.<br />
Bir nefes alevle,tutuştur beni. </p>
<p>Davet et seyrime,cümle alemi.<br />
Aşkı tanıyanı,aşka güleni.<br />
Dinmesin feryadım,sürme melhemi.<br />
Aşkınla alevle,tutuştur beni. </p>
<p>Tutuştur alıştı,ruhum,bedenim.<br />
Sönersem artacak,gamım,kederim.<br />
Cehennem kıskansın,yansın yüreğim.<br />
Bir nefes alevle, tutuştur beni.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/sondurme-bagrimda-yanan-atesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağlamak unutulsun</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/aglamak-unutulsun.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/aglamak-unutulsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:57:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Ağlamak unutulsun Neden bilmem bu ızdırap,neden bunca elem keder, Sevgi denen duygu varken, bu hayatı zindan eder. Önce aşkı öğrenelim, sevgi çemberi kurulsun, Akmasın gözyaşları, ağlamak unutulsun. , Daha çok gençsin güzelim, önünde uzun ömür, O kadar güzelsin ki, gözlerin sanki kömür. Gözyaşı pınarların, sevgiyle kurutulsun, Akmasın bu gözyaşı, ağlamak unutulsun. Zannetme ki kaderindir, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Ağlamak unutulsun</strong></p>
<p>Neden bilmem bu ızdırap,neden bunca elem keder,<br />
Sevgi denen duygu varken, bu hayatı zindan eder.<br />
Önce aşkı öğrenelim, sevgi çemberi kurulsun,<br />
Akmasın gözyaşları, ağlamak unutulsun.<br />
,<br />
Daha çok gençsin güzelim, önünde uzun ömür,<br />
O kadar güzelsin ki, gözlerin sanki kömür.<br />
Gözyaşı pınarların, sevgiyle kurutulsun,<br />
Akmasın bu gözyaşı, ağlamak unutulsun. </p>
<p>Zannetme ki kaderindir, bu feleğin oyunu,<br />
Bilmez ki karşındaki, senin güzel huyunu.<br />
Eğilmezse güzel başın, daima dik durursun,<br />
Gülmeyi öğren artık, ağlamak unutulsun. </p>
<p>Sevda çok güzel duygu, sevgi bir mucizedir,<br />
Hayat anlam kazanır, yaşamak cazip gelir.<br />
İçinde bir sıcaklık, heyecan hissedersin,<br />
Bu gizemli duyguyu, kalbinde fark edersin. </p>
<p>Aşk girince kalbine, her şeyi unutursun,<br />
Kaybolur tüm dertlerin, mutluluğu bulursun.<br />
Doğanın kuralı bu, sevgi köprüsü kurulsun,<br />
Unutulsun gözyaşları, ağlamak unutulsun…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/aglamak-unutulsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir sızı kaldı</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/bir-sizi-kaldi.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/bir-sizi-kaldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:56:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Bir sızı kaldı Yalancı dünyayı, yaşamak için, Yüreğim aşkınla, tutuşup yandı. Hiç umut vermedin, seven gönlüme, Sen gittin kalbimde, bir sızı kaldı. Sadece gülen yüz, bekledim senden, Sevenler sevilmez, ne gelir elden. Tüm varlığımı verirken, esirgemeden, İçimde tarifsiz, bir sızı kaldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Bir sızı kaldı</strong></p>
<p>Yalancı dünyayı, yaşamak için,<br />
Yüreğim aşkınla, tutuşup yandı.<br />
Hiç umut vermedin, seven gönlüme,<br />
Sen gittin kalbimde, bir sızı kaldı. </p>
<p>Sadece gülen yüz, bekledim senden,<br />
Sevenler sevilmez, ne gelir elden.<br />
Tüm varlığımı verirken, esirgemeden,<br />
İçimde tarifsiz, bir sızı kaldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/bir-sizi-kaldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalana bak</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/yalana-bak.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/yalana-bak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:56:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Yalana bak Adamın ruhunu çıkartıp, bir ateşe atmışlar, Bağırmış feryat etmiş, yine de uslanmamış. Öyle çok kalabalık, seyircisi varmış ki, Üzerine su sıkmışlar, kimseler ıslanmamış. Kalecinin elleri ve gözleri bağlanmış, En golcü futbolcular,elli penaltı atmış. O kadar çok muhteşem, kaleciymiş ki o… Hiç bir gölü yemeden, ayağıyla çıkartmış. Uçak on bir bin fitte, birden arızalanmış, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Yalana bak</strong></p>
<p>Adamın ruhunu çıkartıp, bir ateşe atmışlar,<br />
Bağırmış feryat etmiş, yine de uslanmamış.<br />
Öyle çok kalabalık, seyircisi varmış ki,<br />
Üzerine su sıkmışlar, kimseler ıslanmamış. </p>
<p>Kalecinin elleri ve gözleri bağlanmış,<br />
En golcü futbolcular,elli penaltı atmış.<br />
O kadar çok muhteşem, kaleciymiş ki o…<br />
Hiç bir gölü yemeden, ayağıyla çıkartmış. </p>
<p>Uçak on bir bin fitte, birden arızalanmış,<br />
Pilot çıkmış kanadına, uçağını onarmış.<br />
Tüm motorlar stop etmiş, uçak yere çakılmış,<br />
Paraşütü yokmuş ama, o canını kurtarmış. </p>
<p>Kadıngemiden düşmüş, okyanus ortasında,<br />
Kimseler fark etmemiş, hadise sırasında.<br />
Etrafta ne bir ada, ne tutacak dal varmış,<br />
Bir ay sonra dönmüş gemi, o kadınıkurtarmış. </p>
<p>Yalana bak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/yalana-bak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarın güzel olacak</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/yarin-guzel-olacak.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/yarin-guzel-olacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:55:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Yarın güzel olacak Bak bu gece bir tanem, yıldızlar parlayacak, Tuttuğun her bir dilek, bir hakikat olacak. Bir tanem inanırsan, hayat boyu sevgiye, Kalbin daima ferah&#8230;için huzur dolacak. Sevmedinse aşkı dile, düşsün hemen gönlüne, Bir kırmızı halı gibi, serilsin hep önüne. Düşünme kaybetmezsin, mutlaka kazanırsın, Bir tanem aşık olmak, ömür katsın ömrüne. Sevgi ruhun aynasıdır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Yarın güzel olacak</strong></p>
<p>Bak bu gece bir tanem, yıldızlar parlayacak,<br />
Tuttuğun her bir dilek, bir hakikat olacak.<br />
Bir tanem inanırsan, hayat boyu sevgiye,<br />
Kalbin daima ferah&#8230;için huzur dolacak. </p>
<p>Sevmedinse aşkı dile, düşsün hemen gönlüne,<br />
Bir kırmızı halı gibi, serilsin hep önüne.<br />
Düşünme kaybetmezsin, mutlaka kazanırsın,<br />
Bir tanem aşık olmak, ömür katsın ömrüne. </p>
<p>Sevgi ruhun aynasıdır, bakmayı bilemezler,<br />
Sevgiyi bilmeyenler&#8230;aşkı öğrenemezler.<br />
Yanarsa eğer kalbin, bir umut var demektir,<br />
Eğer bir gün seversen, kalbinden silemezler. </p>
<p>Sevmeyi bir kez dene, kalbin aşkla dolacak,<br />
Kaybettiğin mutluluğu, gönlün tekrar bulacak.<br />
Gözlerinde yaş kalmazsa, gülerse güzel yüzün,<br />
İnan bir tanem inan&#8230;yarın güzel olacak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/yarin-guzel-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minik serçeler Manzum hikaye</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/minik-serceler-manzum-hikaye.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/minik-serceler-manzum-hikaye.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Minik serçeler Manzum hikaye Doğa yine kar altında, uzun bir kış dinlenmiş, Bu senede erkenden, tekrar ilkbahar gelmiş. Ağaçlar ve çiçekler, yeniden filizlenmiş, Arılar- kuşlar-kurtlar, birbiriyle eşlenmiş. Dişi bir serçecik, yem bekliyor sabırla, Dört adet yavrusuyla, yuvasının başında. Yem getirsin erkeği, beslesin yavrusunu, Aç kalmasın biçareler, o’nun bütün arzusu bu. Hava yine karardı, yağmur başladı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a><strong>Minik serçeler Manzum hikaye</strong></p>
<p>Doğa yine kar altında, uzun bir kış dinlenmiş,<br />
Bu senede erkenden, tekrar ilkbahar gelmiş.<br />
Ağaçlar ve çiçekler, yeniden filizlenmiş,<br />
Arılar- kuşlar-kurtlar, birbiriyle eşlenmiş. </p>
<p>Dişi bir serçecik, yem bekliyor sabırla,<br />
Dört adet yavrusuyla, yuvasının başında.<br />
Yem getirsin erkeği, beslesin yavrusunu,<br />
Aç kalmasın biçareler, o’nun bütün arzusu bu. </p>
<p>Hava yine karardı, yağmur başladı birden,<br />
Yavrular aç bağırıyor, acıktım anneciğim,<br />
Babamız gelmedi mi, hala gittiği yerden?<br />
Yağmur şiddetleniyor, ne gelen var, ne giden,<br />
Yavrular sabırsızca, bağırıyorlar yeniden. </p>
<p>Baba ise sırılsıklam, bin zorlukla geliyor,<br />
Ağzında birkaç solucan, yuvasına dönüyor.<br />
Sevinç çığlıkları, inletiyor her yeri,<br />
Babamız yem getirmiş, babamız dönmüş geri. </p>
<p>Annekuşyavruları, kanadıyla örtüyor,<br />
Artık doydu karnınız, şimdi uyuyun diyor.<br />
Yavrular birbirine yaklaşıp, uyuyor mışıl, mışıl,<br />
Mutluluktan hepsinin, gözleri ışıl, ışıl. </p>
<p>Kısa bir zamanda, yavruların kanatları çıkıyor,<br />
Anne ise çok titiz, yavruları yıkıyor.<br />
Uçuş dersi başlamalı, bu anne’nin görevi,<br />
Minik kuşlar çalışmalı, bu o onların ödevi.. </p>
<p>Yavrular anaç oldu, eş bulup, yuvadan uzaklaştı,<br />
Anne baba ardından bakıyorlar, gözleri hala yaşlı.<br />
İşte böyle bir olay, her gün sürüp gidecek, hep nesilden nesil’e<br />
Hayat devam edecek, uçup gitseler bile.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/minik-serceler-manzum-hikaye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kararlımısın</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/kararlimisin.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/kararlimisin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:54:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Kararlımısın Bu kadar kolaymı ayrılıp gitmek Bu kadar kolaymı bitirdim demek Seninle olmama yok artık sebeb Diyorken yüreğin sızlamadımı Akşamdan sabaha değişen neydi Bir anlık sanmıştım senin öfkeni Bırakıp hasretle baş başa beni Giderken yüreğin sızlamadımı Bu aşkın adresi yazılmış yanlış Ümitler arzular yollarda kalmış Şarkında gözlerin gibi yalanmış Yazarken yüreğin sızlamadımı Değiştin ne yazık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a>Kararlımısın</p>
<p>Bu kadar kolaymı ayrılıp gitmek<br />
Bu kadar kolaymı bitirdim demek<br />
Seninle olmama yok artık sebeb<br />
Diyorken yüreğin sızlamadımı </p>
<p>Akşamdan sabaha değişen neydi<br />
Bir anlık sanmıştım senin öfkeni<br />
Bırakıp hasretle baş başa beni<br />
Giderken yüreğin sızlamadımı </p>
<p>Bu aşkın adresi yazılmış yanlış<br />
Ümitler arzular yollarda kalmış<br />
Şarkında gözlerin gibi yalanmış<br />
Yazarken yüreğin sızlamadımı </p>
<p>Değiştin ne yazık farkındamısın<br />
Sayende kirlendi en güzel anım<br />
Bu gece bu kadar efkarlımısın<br />
İçerken yüreğin sızlamadımı </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/kararlimisin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adem&#8217;in Aşkı</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/ademin-aski.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/ademin-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:53:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Adem&#8217;in Aşkı Her şey onundu aslında… Cennetin her nimeti verilmiş, Her varlığın şefkatinden nasibini almış, Rabbin gözdesi olarak yaratılmıştı. Adı; Âdem’di! Yaratılan ilk insan. Ama yoktu ve eksikti bir şeyler, Yalnız değildi aslında ama yalnızdı, Ellerine baktı, Bedenini süzdü, Sonra çevresine baktı kendini arayan gözlerle… Ama yoktu! Yalnızdı işte yapayalnız. Sonra ilk defa tattı yalnızlığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a>Adem&#8217;in Aşkı</p>
<p>Her şey onundu aslında… </p>
<p>Cennetin her nimeti verilmiş,<br />
Her varlığın şefkatinden nasibini almış,<br />
Rabbin gözdesi olarak yaratılmıştı.<br />
Adı; Âdem’di!<br />
Yaratılan ilk insan.<br />
Ama yoktu ve eksikti bir şeyler,<br />
Yalnız değildi aslında ama yalnızdı,<br />
Ellerine baktı,<br />
Bedenini süzdü,<br />
Sonra çevresine baktı kendini arayan gözlerle…<br />
Ama yoktu!<br />
Yalnızdı işte yapayalnız.<br />
Sonra ilk defa tattı yalnızlığın tadını,<br />
Mutsuzluktan bir yudum alıp,<br />
Hüzünden bir lokma yemişti sadece,<br />
Ama yalnızdı işte.<br />
Soramazdı kimseye ve sorgulayamazdı,<br />
Kabul etmek istemiyordu ama ediyordu,<br />
Aklında anlamını bilmediği kelimelere baktı,<br />
Bilmediği çok şey vardı;<br />
Sevgi, şehvet, tutku, arzu ve aşk!<br />
Sonra baktı bir isim vardı bilmiyordu ne demek,<br />
“Havva”<br />
Uykuya daldı yarı mutsuz yarı hüzünlü,<br />
Karanlıktı dalacağı uyku,<br />
Zaten yalnızdı ve karanlığı istemiyordu… </p>
<p>* </p>
<p>Uyandığında Âdem fark etmedi önce,<br />
Etrafına baktı her şey aynıydı.<br />
Cennet yine muhteşemdi…<br />
Ama farklıydı bir şey ve acıyordu canı,<br />
Tatmamıştı daha önce acıyı, bilmiyordu,<br />
Can acısını tadıyordu kıvranmayı öğrenmeden daha…<br />
Vücuduna baktı her şeyi tamdı sanki,<br />
Fakat yoktu sanki bir parçası,<br />
Ve öylesine acıydı ki tadı,<br />
Sonra kaburgalarına gitti istemeden eli,<br />
Kemiklerini hissetti birer birer,<br />
Yoktu, eksikti bir eğe kemiği,<br />
Etrafa bakındı söylediği kimse inanmayacaktı,<br />
Var olan bir şey Rab istemeden yok olmazdı!<br />
Acıyordu işte ve tarifi yoktu,<br />
İnsan olandan başkası anlamazdı,<br />
İnsanın topraktan olan canı olmayan bilemezdi,<br />
Huş ağacına sarıldı sıkıca acısını dindirmek istercesine,<br />
Cennetteki kuşlar, çiçekler ve ağaçlar,<br />
Yalnızdı yine Âdem,<br />
Yalnızdı çünkü anlayanı yoktu…<br />
Sonra bir şey fark etti,<br />
Siluet mi yoksa serap mı bilemedi,<br />
Uzaklardan geliyordu,<br />
Kendisine benziyordu ama benzemiyordu,<br />
Farklıydı.<br />
Saçları vardı önce ona benzemeyen,<br />
Sonra teni, bedeni ve gözleri,<br />
Gözleri Âdem’in gözleri gibi bakmıyordu,<br />
Biliyordu bunu!<br />
Sonra birden göz göze geldiler,<br />
Ve Âdem ilk kez çıplaktı.<br />
Çıplak ne demek öğrenmişti,<br />
Utandı ve kızardı yanakları,<br />
Sonra tekrar farklı olana baktı,<br />
Dudaklarından bilmediği bir kelime dökülecek oldu sustu…<br />
Sonra eğik başına dokunan elleri hissetti,<br />
Utanarak baktı gözlerine,<br />
Ve söyleyiverdi; “Havva”<br />
“Havva”ydı bu ne yada kim olduğunu merak ettiği,<br />
Canı yanıyordu ama yanmıyordu,<br />
Çünkü;<br />
Öğrendi ki eksik parçası “Havva”ymış…<br />
“Havva” yaratılmış yalnızlığı için,<br />
Yalnızlık duygusu silinsin diye,<br />
Bilmediği sözleri “Havva” öğretsin diye.<br />
Âdem bakışlarında erisin de birazcık acısı dinsin diye… </p>
<p>O yüzden aşk acıdır erkek için,<br />
Eğe kemiğinin acısıdır hissettiği… </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/ademin-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yürek&#8230;ve deniz&#8230;.</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/yurek-ve-deniz.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/yurek-ve-deniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=196</guid>
		<description><![CDATA[yürek&#8230; deniz gibidir&#8230; aşk rüzgarlarında&#8230; kabarır&#8230;durur.. deniz&#8230; yürek gibidir&#8230; rüzgarları aldığında.. kabarır..dalgalanır&#8230;durur&#8230; yürek&#8230; aşk dalgalarında&#8230; göz yaşlarına&#8230; gönül kabarmalarına&#8230; karışır..durur&#8230; deniz&#8230; dalgalarında&#8230;. içinde ne varsa&#8230;. kıyılarına vurur..durur&#8230; yürek&#8230; acılarını&#8230;. yanaklarında&#8230;. deniz&#8230;. kıyılarında&#8230; serer&#8230;durur&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/siir1.jpg" alt="" title="siir" width="100" height="100" class="alignleft size-full wp-image-199" /></a>yürek&#8230;<br />
deniz gibidir&#8230;<br />
aşk rüzgarlarında&#8230;<br />
kabarır&#8230;durur.. </p>
<p>deniz&#8230;<br />
yürek gibidir&#8230;<br />
rüzgarları aldığında..<br />
kabarır..dalgalanır&#8230;durur&#8230; </p>
<p>yürek&#8230;<br />
aşk dalgalarında&#8230;<br />
göz yaşlarına&#8230;<br />
gönül kabarmalarına&#8230;<br />
karışır..durur&#8230; </p>
<p>deniz&#8230;<br />
dalgalarında&#8230;.<br />
içinde ne varsa&#8230;.<br />
kıyılarına vurur..durur&#8230; </p>
<p>yürek&#8230;<br />
acılarını&#8230;.<br />
yanaklarında&#8230;.<br />
deniz&#8230;.<br />
kıyılarında&#8230;<br />
serer&#8230;durur&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/yurek-ve-deniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mehmet Niyazi Özdemir</title>
		<link>http://www.sohbetin.org/mehmet-niyazi-ozdemir.html</link>
		<comments>http://www.sohbetin.org/mehmet-niyazi-ozdemir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 08:48:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetin.org/?p=193</guid>
		<description><![CDATA[Tarihçi Mehmed Niyazi Özdemir, Sarıkamış&#8217;taki kayıplarımıza ilişkin 90 bin sayısını ilk Rusların telaffuz ettiğini, bizim de sorgusuz sualsiz buna inandığımızı söyledi. Tarihçi- Yazar Mehmed Niyazi Özdemir, Sarıkamış Harekatı&#8217;nda donarak şehit olan asker sayısının 90 bin olduğu iddiasının yalan olduğunu, Sarıkamış&#8217;taki toplam şehit sayısının bile 23 bin olduğunu söyledi. Özdemir, Sarıkamış Harekatı&#8217;nın 1. Dünya Savaşı sırasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/Mehmet-Niyazi-Özdemir.jpg"><img src="http://www.sohbetin.org/wp-content/uploads/2012/02/Mehmet-Niyazi-Özdemir-140x150.jpg" alt="" title="Mehmet Niyazi Özdemir" width="140" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-194" /></a>Tarihçi Mehmed Niyazi Özdemir, Sarıkamış&#8217;taki kayıplarımıza ilişkin 90 bin sayısını ilk Rusların telaffuz ettiğini, bizim de sorgusuz sualsiz buna inandığımızı söyledi.<br />
Tarihçi- Yazar Mehmed Niyazi Özdemir, Sarıkamış Harekatı&#8217;nda donarak şehit olan asker sayısının 90 bin olduğu iddiasının yalan olduğunu, Sarıkamış&#8217;taki toplam şehit sayısının bile 23 bin olduğunu söyledi. Özdemir, Sarıkamış Harekatı&#8217;nın 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ve Rusya imparatorlukları arasında gerçekleştiğini hatırlattı. Sarıkamış&#8217;ta şehit olan asker sayılarının yanlış aksettirildiğini, incelediği Genelkurmay&#8217;a ait kitaplar başta olmak üzere birçok yayında şehit sayısının 90 bin olmadığını belirlediğini dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:</p>
<p><strong>15 BİN ASKER VARDI</strong></p>
<p>&#8220;Harekata 76 bin askerimiz katıldı. Nasıl oluyor da 76 bin askerimizden 90 bini donarak ölüyor? 15 Şubat 1915&#8242;te orduda yapılan sayımda 42 bin askerin kaldığı tespit ediliyor. Toplam şehidimiz 23 bindir. Donma olayı Erzurum&#8217;dan Sarıkamış&#8217;a hareket eden 25 bin kişilik piyade birliğinde gerçekleşiyor. Bunlardan 10 bininin Sarıkamış&#8217;a ulaştığı kesin. Hangi sihirbaz, nasıl bir maharetle kalan 15 bin kişiden 90 bin insanı dondurabiliyor?&#8221;</p>
<p><strong>RUSLAR ORTAYA ATTI</strong></p>
<p>Bu bilginin Ruslar tarafından ortaya atıldığını ifade eden Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Ruslar, bütün savaşlarda kendi ölü sayılarını azaltır, diğer ülkelerinkini çoğaltır. 32 bin insanının ölümünü mazur göstermek için Türklerde 90 bin kayıp olduğunu söylediler. Bizimkiler de bunu alıp, yıllardır kullanıyor. Rus propagandasını devam ettiriyoruz.&#8221;<br />
Yeni Şafak 28.01.2012</p>
<p>1942 yılında Sakarya&#8217;nın Akyazı ilçesinde doğdu. İlk ve orta okulu orada okudu. Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi&#8217;nde bitirdi. Sonra Hukuk Fakültesi&#8217;ne girdi, oradan mezun oldu. Felsefeden de sertifika aldıktan sonra, devlet felsefesi branşında doktora yapmak için Almanya&#8217;ya gitti. </p>
<p>Brilon&#8217;daki Guethe Enstitüsü&#8217;ndeki lisan öğreniminden sonra, Moxburg Üniversitesi&#8217;nde Prof. Dr. Ditrich Pirson&#8217;un yanında &#8220;Türk Devletlerinde Temel Hürriyetler&#8221;konulu doktorasına başladı. Hocası Bonn&#8217;a, sonra da Köln&#8217;e tayin edilince, o da onu takip etti. 1976 yılında, doktorasını bitirdi. Hocasının yanında, aynı kürsüde çalışmaya başladı. Uzun yıllar, Moxburg Üniversitesi ile teması devam etti. 1988 yılından beri Türkiye&#8217;de ikamet etmektedir. 1987&#8242;den beri de ilk başta haftada üç gün, sonraları haftada bir gün Zaman gazetesinde yazmaktadır. Ayrıca Genç Akademi, Nizam-ı Alem, Türk Yurdu, Ufuk Çizgisi gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. Zaman zaman Batı dergilerinde yazıları yayınlanıyor. </p>
<p><strong>ESERLERİ:</strong></p>
<p>1- Varolmak Kavgası: Bir imam hatiplinin hayatını konu alan roman, 1970.<br />
2- Bayram Hediyesi: Çeşitli hikâyelerin toplandığı kitap, 1971.<br />
3- Çağımızın Aşıkları: Almanya&#8217;daki hayatımızı anlatan roman, 1977.<br />
4- Ölüm Daha Güzeldi: Tahir Mihmandarlı&#8217;nın hayatını anlatan roman, 1982 (Milli Kültür Vakfı Ödülü&#8217;ne layık bulundu).<br />
5- İslam Devlet Felsefesi: Araştırma kitabı, 1988.<br />
6- Türk Devlet Felsefisi: Araştırma kitabı, 1989.<br />
7- Yazılmamış Destanlar: Balkan Savaşı&#8217;nı anlatan roman, 1989.<br />
8- Medeniyet Ülkesini Arıyor: Araştırma kitabı, 1991.<br />
9- İki Dünya Arasında: Roman, 1992.<br />
10- Çanakkale Mahşeri. Çanakkale Savaşı&#8217;nı anlatan roman, 1998 (Yazarlar Birliği Ödülü).<br />
11- Türkiye&#8217;nin Meseleleri-1 (Kültür) (makalelerden oluşmaktadır, 1992).<br />
12- Türkiye&#8217;nin Meseleleri-2 (Kültür) (makalelerden oluşmaktadır, 1992)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetin.org/mehmet-niyazi-ozdemir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

